BİR TUHAF ÜLKE

tuhaf bir ülke yaprakyapsan

Bütün kutsal kitaplar, ahlak öğretileri insanlara yardım etmenin güzelliğini, iyiliğin erdemini anlatırken çocuk, genç, yaşlı demeden cana kıymak neden? Hem de hoşgörünün dini olarak kabul ettiğimiz ‘Müslüman’ bir ülkede. Dün Urfa Suruç’ta vicdana sığmayacak olaylar yaşandı. Gencecik 32 can yaşamını bir bomba yüzünden yitirdi. İnsan hiç yakınının başına geleceğini düşünmüyor demişti çoğu arkadaşım. Yakını uzağı yok bu işin. Hala düşünemediysek senelerdir, artık düşünmeliyiz. Bir gün hepimizin başına gelebileceğini anlamamız ve bunu normalleştirmemiz lazım. Orada hepimiz olabilirdik. Ne suçları vardı?  İnanamıyorum, kalbim dayanmıyor, videoları izleyemiyorum demeden iki gündür her saniyesini, her hareketlerini görmek için başa sararak izliyorum.

Bu sefer unutmayacağız, sesimizi daha yükseğe çıkaracağız dedikçe neden her defasında hafıza kaybına uğruyoruz? Unutmak… İnsanın tuhaf bir özelliği. Toplumsal konuları hiç yaşanmamış sayıp en öteye itmeye çalışıyoruz. Güvenli koylarımızda seyir etmek pek mümkün ancak kaldırın başınızı bir bakın çevrenize, güvenli alan neresi. Hakikat doğası gereği eninde sonunda sizi de bulacak. Çünkü bu olanlar çok gerçek. Çünkü bu bir katliam. Şu parıl parıl yüzlerin, senelerdir bu devletin can aldığı kardeşlerimizin hatırına.

Düşünen insan oğlu adına;

Beri gel, daha beri, daha beri. Bu yol vuruculuk nereye dek böyle?

Bu hır gür, bu savaş nereye dek? Sen bensin işte, ben senim işte.

Ne diye bu direnme böyle, ne diye? Ne diye aydınlıktan kaçar aydınlık, ne diye? Topumuz bir tek olgun kişiyiz, bir tek, ne diye böyle şaşı olmuşuz, ne diye? Zengin yoksulu hor görür, ne diye? Sağ soluna yan bakar, ne diye?

İkisi de senin elin, ikisi de, peki, kutlu ne, kutsuz ne? Topumuz bir tek inciyiz, bir tek başımız da tek, aklımız da tek. Ne diye iki görür olup kalmışız iki büklüm gök kubbenin altında, ne diye? Sen habire gevele dur bakalım, habire ‘usul boylu birlik çam ağacı’ de, sonu nereye varır bunun, nereye? Şu beş duyudan, altı yönden varını yoğunu birliğe çek, birliğe.

Kendine gel, benlikten çık, uzak dur, insanlara karıl, insanlara, insanlarla bir ol. İnsanlarla bir oldun mu bir madensin, bir ulu deniz. Kendinde kaldın mı bir damlasın, bir dane. Erkek aslan dilediğini yapar, dilediğini. Köpek köpekliğini ede durur, köpekliğini. Tertemiz can canlığını işler, canlığını.

Beden de bedenliğini yapar, bedenliğini. Ama sen canı da bir bil, bedeni de,

Yalnız sayıda çoktur onlar, alabildiğine, hani bademler gibi, bademler gibi.

Ama hepsindeki yağ bir. Dünyada nice diller var, nice diller, ama hepsin de anlam bir. Sen kapları, testileri hele bir kır, sular nasıl bir yol tutar, gider.

Hele birliğe ulaş, hır gürü, savaşı bırak, can nasıl koşar, bunu canlara iletir.

Hz.Mevlana

Author: yaprak

Share This Post On