Bulut Falı

dubaiiBu bir bulut falı yazısıdır…

Gülmeyin bana ama fincanları hep kapatırım ben..
Kem gözden korunmak için kulağımı çekerim, tahtalara vururum.
Nazar ‘dan değil de en çok, kötü kalbin gözünden korkarım:(
Sular dökerim sevdiklerimin arkasından. Dönecek yol varsa eğer, su aksın yolunu bulsun diye en çok da.
Hayat’ı başlatan kum tanesinin, koca bir çöle dönüştüğü yerden bakınca kendime, “Vaha mı olmak zor acaba kum tanesi mi kalmak mı?” bilmiyorum ama, bulutlardan fal bakılan bu sahte cennette, kuşlar denize paralel uçuyor. Bütün sular da böylece siz ne yapsanız, sadece kaynağına akıyor.
Kuşlar, kanatlarındaki kum tanelerini geçtikleri yollara bırakıyorlar çölde. Adına İZ diyorlar. İşte bu İZ’lere basarak ilerlediğim yolda “Telaşlı Ben’i” görüyorum. Koca palmiyenin arkasına saklanmışım. Kuşları ve İZ’leri seyrediyorum.
İçinden vaha geçen hayallerde, berrak suyun tadı da bulanık suyun tadı ile aynıymış. İZ’lerimizi hiç bir kremin silemediğini bilsem de; İZ’lerimi seviyorum günün sonunda..çünkü Telaşlı Ben’i büyütüyor.
Ağzı açık kocaman bir yılan ve öbek öbek pamuk tarlaları arasında, ince ince yollar arasından gelen çiçek şeklindeki bulut, falcıya kötü günlerin ardından gelecek  güzel -neşeli günleri çağrıştırıyor. Bana ise pamuk kalbinden taşındığım elleri.
Bizi çöle getiren adama soruyorum. “Her yeri aynı bu kopkoyu gecede yolunuzu nasıl buluyorsunuz” diye? Cevabı havada asılı kalıyor sanki. Gözlerini gökyüzüne kaldırıyor, ”Yıldızlara bakarak” diyor adam çok sakin ama kendinden de çok emin bir sesle.
Sıcak beklediğimiz kum taneleri soğuk çıkınca şaşırıyoruz, tıpkı  hayatın ta kendisine ve oyunlarına da şaşırdığımız gibi!
Develerin karnına bağlanmış yastıklara dayanıp uyuyan çocuklara bakıyorum, bizi görünce hemen ayağa fırlıyorlar, ne satsak kar’dır anlayışı, bizi onlara dolar işareti şeklinde gösteriyor belki de…KİMBİLİR?
Kendime simge olarak bulut falı bakan kadının elindeki yılan asasını seçiyorum. Alıp saçıma takıyorum İZ, BULUT ve VAHA arasında süren ömrün 3 asılını temsil eden asayı.
Kendi gönül gözümden bile kıskandığım kem gözün sahibinin hayali omzuna asamı, 3 kere dokunduruyorum tıpkı masaldaki gibi.  Pera’da bir bahar gecesi, kar beyazı örtünün altındaki bir küçük dudak ve güzel bir kalp olduğu haline bürünüyor. Aslını, gösteren tüm işaretlere inat! 
Kum taneleri üzerinde, kara bulutların altından çıkan pamuklara sarınıp, sesimle – sessizlikte buluşuyorum…
Sonunda her yer çölken, Vaha’ya dönüşüyor.
Yapriko – Dubai
179355_498417109780_2421229_n

Author: yaprak

Share This Post On