Cep telefonsuz bir gün!


Yanlış okumadınız, panik yapmayın ama yok yok ya da hep beraber yapalım.Tehlikenin farkında mısınız? Artık cep telefonumuz yok.

Böyle bir kağıt kesiği mi desem, cetvelle kısacık tırnaklarımızın en ucuna gelecek şekilde vurulma mı desem, apartman kapısında en beğendiğimiz komşuya, diz yerli pijama ve hobbit saç modelimizle yakalandığımız an mı desem? Tarifi zor bu acının:(

Kolumuz,kanadımız, en sevdiğimiz arkadaşımız, iş ortağımız, aşk yaramız, gönül kapımız, cep telefonumuz. Üzerinden bütün uygulamaları sil, sosyal medya hesaplarını kapat, whatsapp ile vedalaş, zil sesini sevgilinin seni seviyorum undan dilili dilili ye çevir.Bu mu yani, bu mu hani masaya koyduğumuzda azıcık hava, ayy şarjım bitti temalı saç savurmalar da mı olmasın? Ne yapacağız peki şimdi? Son görülme zamanı konulu kavga çıkartamadıktan sonra ne yapalım zaten popüler uygulamaları?

Son zamanlarda iyiden iyiye, cep telefonu yerine şarj cihazı kullanmaya başlamıştık ama olsun. Şarj bizim, cihaz bizim.Kol kırılır ama yen içinde kalırdı, forumlarda kan da kussak, yedek pillerimizle mutluyduk. Hayatta bizi en çok sinir eden yüzdenin %30 un altına düşen şarj miktarı olması ya ne olacak? Pariteden bile daha çok takip etmedik mi, lotu kaça gidiyorsa alalım dedik eser miktarda ama satılır değil, kiralanır değil.Ulaşılamaz şarjları takip edip durduk.En sonunda da gittiğimiz her yerde, yanında priz olan masaları kesmekten helak olduk.

Her gün bir sonraki modelin, en son yanlışlıkla:) ortaya çıkan yeniliklerini tartışarak, kıyaslama sitelerini talan etmedik mi? 118.taksidi henüz bitmiş çok akıllı telefonumuzla, akıllara zarar seviyedeki ilişkimize bir sonraki gelene kadar da kullanma pahasına.

Her şeysiz olduk da onsuz olamadık son yıllarda.Detoks dediler, bir süre kapat hiç açma dediler, kim aramış servislerine yönlendir dediler ama onsuz yaşa diyemediler bir türlü.Teknoloji sever olduk hep beraber, bir ıssız adaya düşersek yanımıza alacağımız 3 şeyden, Kıvanç Tatlıtuğ ile birlikte düşme isteğimizden bile önce geldi cep telefonlarımız.

Hala kendi arkadaşlarımızla, kendi sevdiğimiz restaurantlarda, garsonla günün çorbasını konuşacak vaktimiz var. Dostumuza, müdürümüzü şikayet ederken, onun sosyal medya hesaplarını açıp göstermeden, içimizi dökme. Halamızın kızının bebeğine facebook tan altın takmama şansımız da. Birine seni seviyorum demek istediğimizde, kapısının önüne gidip kafamıza bir bardak su yeme pahasına bağırma keyfi hala bizim.

Priz aramadan, hay allah evde unuttum diye hayıflanmadan, sevdiğimiz takımın bütün futbolcularının masamızda oturduğunu ve Rihanna’nın arkadaşımız olduğunu hayal edelim.Tam olarak bu kadar keyifi olabilir teknolojiden geri aldığımız anlarımız. Belki de bizi uzaklardan bir yerden görebilecek olan Zeki Müren’i dinleriz plaktan.

Cep telefonsuz bir gün diliyorum hepimize. Bir de günümüzün nasıl geçtiğini anlatmak için buluşmayı.

Elbet bir gün buluşacağız…

cep telefonu bağımlılık

Author: yaprak

Share This Post On