Değirmenlere Karşı

siyah

Bu ülkede bazı utançlar var ki unutulmuyor. Hatta bazen öyle akıl almaz olaylar yaşanıyor ki toplum olarak yüklendiğimiz ‘‘Utanç’’ kelimesi bile hafif kalıyor. 2 Temmuz 1993’de Türkiye, altında ezileceği ve yıllar boyunca yaraların kapanmayacağı Madımak katliamını yaşadı. O gün çok sayıda örgüt, yüzlerce yazar, ozan, sanatçı, semah ve tiyatro ekibi Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin davetine olumlu yanıt verdi. Ancak hepimizin bildiği gibi on binlerce kişinin katılımıyla, Sivas’ın, toplumun ve dünyanın gözleri önünde saatlerce süren bir katliam yaşandı. Otel çalışanları dâhil 35 kişi Madımak Oteli’nin ateşe verilmesi sonucu göz göre göre hayatını kaybetti. Bu hepimiz için özellikle Alevi vatandaşlarımız için kahredici ve karanlık bir dönem. Katliamın üzerinden tam 22 yıl geçti ve her zaman bu olayın unutulması istendi bizden. Hatta çoğu zaman yaslarını ve kederlerini yaşamaya dahi izin vermediler.

Tüm bu olanlar yetmezmiş gibi canların yitirilmesiyle dalga geçercesine otelde kebapçı işletildi; sanki hiçbir şey yaşanmamış gibi. Firari konumunda olan beş sanığın dosyaları 2012’de zaman aşımına uğratıldı. Bir türlü adalet yerini bulamadı. Bu inkâr edici sistem suçluları cezalandırmadığı sürece her yer yangın yeri. Biz, her yıl bu acıyı ve utancı yaşamaya mahkumuz. Bu topraklarda barış ve hakkaniyet için mücadele etmediğimiz sürece daha çok başımız yerden kalkmayacak. Acılarımızın silinmesi için kendimizi zamanın akışına bırakarak değil birbirimizin ellerine tutunarak ilerlemeliyiz.
Her daim umutla ve unutmadan.

Author: yaprak

Share This Post On