Rica ederim Facebook!

En hızlı, en kolay iletişim şekli haline gelen sosyal medya etkileşimi, hayatımızın her alanında 1.sıraya yerleşmiş durumda.

3-5 tane üniversite öğrencisinin, yoğun ders programları arasında sosyalleşmeye yer ararken, ”Bak bir gün çok sosyalleşiriz, sonra içimizden birinin dayısı ölür, bu iletiyi ‘like’ etmek de ayıp olur ele güne karşı” konusu hiç aklına gelmemiş olabilir. Facebook şimdi kimse birbirini suçlamasın! Dayımız öldü diye henüz göbek atma aşamasında değiliz biz.

En hızlı, en kolay iletişim şekli haline gelen sosyal medya etkileşimi, hayatımızın her alanında 1.sıraya yerleşmiş durumda. Ailemizin sosyal medyası Facebook ise, eş-dost-hısım-akraba ile kısır, börek, revani üçlemesi tadında neredeyse ” Bir çay daha alır mısınız? – Yok ben de çarpıntı yapıyor almayayım.” kıvamında sohbetlerimizin baştacı. Sohbet derken tabii ki chat’den bahsediyorum. Şimdi seslisi de çıktı madem, yakında Facebook karaokede gelsin yeni starlar.

Bayram-seyran, özel günün kendisi gelmeden, başlayan toplu mesaj çalışmalarımız bile sosyal medya üzerinden yapılmaya başlandı. Olmuyor arkadaşlar, dostumuzun telefonuna direk göndermediğimiz ona özel olmayan bir mesajı, sosyal medya sayfamızdan herkes bir anda görsün işte ne var-dediğimizde olmuyor 🙁 Yani olsa da, 1 kutu baklava gelmiyor karşılığında. Sevgili Facebook, bu da milletçe bir ricamız, bir isteğimizdir. Bilin istedim:)

Ona, onu düşündürdüğümüzü hisettirmediğimiz hiç bir mesaj, bir aygıt üzerinden kişinin kalbine gitmiyor. Henüz Ar-Ge aşamasına bile gelemedi maalesef 🙁 Ama teknoloji bu, yine de ümit kesilmez.

Çocuklarımız büyüdükçe küçülen kelime dağarcığımıza yeni eklenen bir sürü nurtopu dijital sözcüğümüz var artık. Yeni sözlüklerimize alışmakta zorlanıyoruz ama eğitim için yabancı dilde şart.

Sosyal medya hayatımıza girdi gireli, yeni bir jargonumuz olduğundan müzdaribiz belki, ama bu da hoşumuza gidiyor. Di mi?

– Yazar burada -Di mi’yi ‘like’ etmenizi bekliyor-

Author: yaprak

Share This Post On